Aladağlar Milli Parkı

Kapuzbaşı Şelaleleri

Türkiye’nin debisi en yüksek şelalesi unvanını taşıyan Kapuzbaşı Şelaleleri Yahyalı ilçesinde yer alıyor. Yerleşim sınırlarında ayrıca Derebağ ve Yeşilköy şelaleleri bulunuyor. Türkiye’nin keyifli yürüyüş rotalarının bulunduğu Aladağlar’ın Niğde- Çamardı-Ulupınar güzergâhını yü- rüyen doğaseverler, etkinliklerini Kapuzbaşı’nda bitirirler. Buzul göllerinin ve kayalık dorukların zorlu patikalarını adımlayan bedenler, şelalenin karşısında günlerin getirdiği tatlı yorgunluğu bir anda unutuverirler. Aladağlar Milli Parkı’nın sınırları içerisindeki Kapuzbaşı Şelaleleri, yükseklerdeki kar ve buzulların erimesi sonucu oluşan Aksu ve Aladağ çayları üzerinde yer alıyor. Denizden yaklaşıkiki bin metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanları bölgesindeki Ensenin Tepe’nin yekpare kaya yüzeyinden inanılmaz bir basınçla fışkıran bu şelaleler, Adsız, Küçük Elif, Büyük Elif, Üçkızkardeş ve Güney adlarını alarak yedi ayrı noktadan yeryüzüne çıkıyorlar. İki farklı çay, şelalelerin döküldüğü yerde birleşiyor ve aşağılarda Zamantı Irmağı’yla buluşarak Çukurova bölgesinde Seyhan Nehri’ne karışıyor. İçinde kırmızı benekli alabalıkların yaşadığı şelalenin çevresi, piknik alanları, bungalov Evler, gezi patikaları ve otopark olarak düzenlenmiş durumda. Kayseri çıkışlı şelale güzergâhı (Kayseri-Erciyes-Develi-Yahyalı) 148 kilometreye ulaşıyor. Yahyalı ilçesi yakınlarındaki Yeşilköy yerleşiminden geçen Zamantı Irmağı üzerinde yer alan şelale, köyle aynı adı taşıyor. Dört farklı gözeden çıkan sular, Antalya Kurşunlu Şelalesi’nin küçük bir benzerini yaratarak nehre düşüyor. İlçeye 10 kilometre mesafede bulunan Derebağ Şelalesi ise, yaklaşık 15 metreden dökülüyor. Orman Su İşleri Müdürlüğü tarafından peyzaj düzenlemesi yapılan alan, turizme kazandırılmış durumda
Tüm Turlar

Kapuzbaşı Şelale Turları

Bölgeler

  • Kapuzbaşı Şelalesi

     
     
    Kapuzbaşı Şelaleleri : Kapuzbaşı şelaleleri 500 m2’lik bir alan içerisinde 7 adet şelaleden ibaret doğa çatlağından, kayalar arasından fışkıran, 30-76 m. yüksekliklerden çok büyük  su debisi ile dökülen, ayrıca yaz ve kış aylarında devamlı surette akan kaynak şelaleleridir.
    Yahyalıya 76 km. mesafede Kapuzbaşı köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Ensenin tepe adlı blok kayadan çıkan şelalelerin beşi tepenin doğusunda, ikisi güneyinde yer almaktadır. 30-76 m. Arasında değişen şelalelerin suları, Aladağ-Aksu suları ,ile birleşerek Zamantı Irmağına, oradan da Seyhan Nehri’ne karışırlar.Çepeçevre bir orman içinden (V) şeklinde dar bir vadiye akan, debisi son derece büyük olan sular gürültü ve ses ile birlikte dehşetli bir manzara arz ederler. Aladağ zirvelerinde bulunan kar ve buzulların erimesiyle beslenen, yaz-kış suları hiç kesilmeyen şelalelerden doğudaki 3 şelale  Takım şelale adını alırlar ve yükseklikleriyle tanınırlar.Elif şelalesi ile  yayvan ve dağınık olup çevresi mesire yeridir.
    Çıkış ve birarada bulunma özellikleri itibariyle toplam debisi yaz aylarında saniyede 27500 litreye ulaşan ve deniz seviyesinden 700 m. Yükseklikte olan Kapuzbaşı takım şelaleleri, çağlayan sularının sesi ve sütbeyaz rengi ile vahşi doğanın en görkemli görüntüsünü ve karşı koyulmaz gücünü ortaya koymaktadır. Şelale sularının boşaldığı vadi tabanında, ancak çok temiz sularda yaşayan kırmızı fosfor benekli şelalelere özgü alabalıkları yaşamaktadır..
    Yeşilköy Şelaleleri :
     
    Yeşilköy köyüne 3 km. mesafedeki ziyaret mevkilerinde bulunan şelaleler, Zamantı ırmağının iki yakasından akmakta olup Antalya-Düden şelalesinin benzeri niteliğindedir.Zamantı ırmağının üstünü kapatan tabi bir köprünün  baş kısmında yer alan şelalelerin büyüğü 20 m., küçüğü 10 m. Yüksekliğindedir. Günün belirli saatlerinde dönüşümlü olarak çekilen ve geri gelen sularıyla halk arasında bir takım efsanelerin doğmasına yol açan Yeşilköy şelaleleri, turistlerin olduğu kadar son günlerde bilim adamlarının  da uğrak yeri haline gelmiştir.
    Yeşilköy Şelalesinin döküldüğü yer ile bu yerin biraz yukarısında doğal olarak meydana gelmiş iki adet doğal yer köprüsü mevcut olup bu yerlerde Zamantı ırmağı kaybolup tekrar ortaya çıkmaktadır. Oldukça ilginç tabi varlıklardır.
     
    Derebağ Şelalesi :
     
    Yahyalıya 10 km. mesafede olup Derebağ Kasabası, Çağlayan Mahallesi sınırları içerisindedir. Yayvan akışlı kaynak çağlayanlardan olan Derebağ Şelalesi 15 m. yüksekliğindedir. İki mağara içinden çıkan temiz ve berrak kaynak suları daha sonra dar bir vadiden akarak Yahyalı’ya ulaşır. Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiştir.
     

    incele

  • Elif Şelalesi

    Çıkış ve birarada bulunma özellikleri itibariyle toplam debisi yaz aylarında saniyede 27500 litreye ulaşan ve deniz seviyesinden 700 m. Yükseklikte olan Kapuzbaşı takım şelaleleri, çağlayan sularının sesi ve sütbeyaz rengi ile vahşi doğanın en görkemli görüntüsünü ve karşı koyulmaz gücünü ortaya koymaktadır. Şelale sularının boşaldığı vadi tabanında, ancak çok temiz sularda yaşayan kırmızı fosfor benekli şelalelere özgü alabalıkları yaşamaktadır.

     

    incele

  • Güney Şelalesi

    Yahyalı Kapuzbaşı Şelalelerinin güneyinde yer almaktadır.

    incele

  • Yeşilköy Şelalesi

    Yeşilköy köyüne 3 km. mesafedeki ziyaret mevkilerinde bulunan şelaleler, Zamantı ırmağının iki yakasından akmakta olup Antalya-Düden şelalesinin benzeri niteliğindedir.Zamantı ırmağının üstünü kapatan tabi bir köprünün baş kısmında yer alan şelalelerin büyüğü 20 m., küçüğü 10 m. Yüksekliğindedir. Günün belirli saatlerinde dönüşümlü olarak çekilen ve geri gelen sularıyla halk arasında bir takım efsanelerin doğmasına yol açan Yeşilköy şelaleleri, turistlerin olduğu kadar son günlerde bilim adamlarının da uğrak yeri haline gelmiştir. Yeşilköy Şelalesinin döküldüğü yer ile bu yerin biraz yukarısında doğal olarak meydana gelmiş iki adet doğal yer köprüsü mevcut olup bu yerlerde Zamantı ırmağı kaybolup tekrar ortaya çıkmaktadır. Oldukça ilginç tabi varlıklardır.

     

    incele

  • Yahyalı Derebağ Şelalesi

    Yahyalıya 10 km. mesafede olup Derebağ Kasabası, Çağlayan Mahallesi sınırları içerisindedir. Yayvan akışlı kaynak çağlayanlardan olan Derebağ Şelalesi 15 m. yüksekliğindedir. İki mağara içinden çıkan temiz ve berrak kaynak suları daha sonra dar bir vadiden akarak Yahyalı’ya ulaşır. Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiştir.

     

    incele

  • Sultan Sazlığı Kuş Cenneti

    Sultansazlığında yaşayan kuşların %95'i ekolojik olarak sulak sahalara bağlı su kuşlarıdır. Sultansazlığı Koruma Alanı’nda 212 kuş türü tespit edilmiştir. Bunlardan 110 tür kuş kış aylarını geçirmek üzere gelmektedirler. 75 tür yaz aylarında kuluçka olduktan sonra göç etmekte, 16 tür yerli olup, yaz ve kış rastlanmakta ve 11 tür ise yaz aylarında görülmekte, ancak kuluçkalanıp, kuluçkalanmadığı bilinmemektedir.

    Sultansazlığı Kuş Cenneti
     
    Sultansazlığı Kuş Cenneti
     
    Sultansazlığı Kuş Cenneti
     


    İç Anadolu’nun bu bölümünde Sultansazlığı merkez olmak üzere 200 km yarı çaplı bir daire içerisinde başkada tatlı su eko sistemi bulunmaz. Sultan sazlığı eko sisteminin en yaygın vejetasyonunu sazlar, üç köşeler, kamışlar ve kındıralar oluşturur. Sazlar arasında bulunan küçük göller su tavukları, balıkçıllar, kaşıkçı kuşları ve ördeklerin barınma ve yuva yerleridir.
    1971 yılında “Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası" olarak ayrılmış olan Sultansazlığı'nın kapladığı alan 17.200 hektardır. Bu alanının 3650 hektarı göl alanı, 5200 hektarı sazlık alan ve 8350 hektarı otluk alandır. Mevsimlere göre sazlığın alanı, 8000 ila 13000 hektar arasında değişmektedir.

    Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış, kafa otu ve kındım bulunur. Açık alanlarda nilüfer ve süsen görülür. Sahanın merkezine kadar görülmeyecek kadar çok, yüzen saz adacıkları vardır. Bunlar kuvvetli rüzgârla yer değiştirirler. Suyun azalmasıyla da alçalırlar.

    Sultansazlığı Koruma Alanı sazlık, bataklık, çayırlık, tatlı ve tuzlu göllerden oluşmaktadır. Sultansazlığını oluşturan gölleri besleyen akarsular ; Çayırözü ve  Soysallı yakınlarından geçen dereler, Kocahacılı ve Yerköy civarından kaynaklanan pınarlar, Kurbağa pınarı ve Ovaçiftlik köyü civarından geçen küçük derelerdir. 
     

    Sultansazlığı Kuş Cenneti
     
    Sultansazlığı Kuş Cenneti
     
    Sultansazlığı Kuş Cenneti
     


    Sultansazlığında yaşayan kuşların %95'i ekolojik olarak sulak sahalara bağlı su kuşlarıdır. Sultansazlığı Koruma Alanı’nda 212 kuş türü tespit edilmiştir. Bunlardan 110 tür kuş kış aylarını geçirmek üzere gelmektedir. 75 tür yaz aylarında kuluçka olduktan sonra göç etmekte, 16 tür yerli olup yaz ve kış rastlanmakta ve 11 tür ise yaz aylarında görülmekte, ancak kuluçkalanıp, kuluçkalanmadığı bilinmemektedir.

    Yaz aylarında takriben 500.000 bireyin barınabildiği Sultansazlığı dünya ölçülerine göre 1. dereceden önem taşıyan bir bölgedir. Bunlar içerisinde, 10 bin adetle Angut, 40 bin adetle Flamingo ve 60 bin adetle Ördek ilk sıraları alır. Bunlardan başka; Pelikan, Karabatak, Dikkuyruk, Kılıç gaga, Turna, Kara Sumru, Balıkçıl ve diğer çok çeşitli kuşlar da parkı zenginleştirmektedir. Bu kuşlardan 80 tür burada kuluçkaya yatmaktadır.

    Temmuz ayından itibaren sazların bir kısmı dam örtüsü, hasır ve hayvan yemi olarak kullanılmak üzere yöre halkı tarafından biçilmektedir. Saz kesimi özellikle kuluçka aylarının dışında aralık-mart ayları arasında yapılır. Sazların dik ve sık olanları kesilir ve yatıklar  bırakılır. Bu  nedenle yatık sazlara balıkçıl, kaşıkçı kuşları çeltikçi saz bülbülleri ile kara bataklar kolayca yuva yaparlar. Saz kesimi yapılan saha tatlı su eko sistemini %7’lik bir sahasını kaplar. Kontrollü saz kesimi sazların yenilenmesi yönünde ekosistem üzerine olumlu etki yapmakta ise de karabatak ve kaşıkçı gibi türler yuvalarını yüksek boylu sazlar üzerine yaptıkları için bazı yerlerde sazların mutlak korunması gerekir.

    Sulak alanlarda organik besin madde üretimi ortalama 20 gr/m²'dir. Bu durum tarım alanlarında 6.5 gr/m² ılıman kuşak ormanlarında 12.9 gr/m² ve tropikal ormanlarda ise 20 gr/m²'dir. Sultansazlığı’ndaki organik besin madde oluşumu tropik ormanlardaki oluşuma eşittir. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli bir düzen içerisinde organik besin oluşması çok fazla sayıda ve türde kuşların barınabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu ekosistem içerisindeki göllerde küçük balık türleri ve omurgasız kuşların başlıca gıdasını teşkil eder. Balık türlerinden gambusia affinis ayrıca büyük oranda sivrisineklerle geçindiği için biyolojik savaştaki önemi nedeniyle bu sularda korunmayı gerektirir.

    Uzmanlar, burada çok sayıda ve zengin türde kuşların bulunmasını, bir tropikal ormandan daha fazla organik madde üretimine bağlamaktadırlar. Zengin besin kaynakları yönünden, ülkemizin sayılı parkı durumuna gelen Sultan Sazlığı, koruma altına alındıktan sonra, daha çok yabancı uzmanların ve kuş meraklılarının ilgisini çekmeye başlamıştır.

    incele

  • Aladağlar Yedigöller

    Yedigöller:  
    Hacer Vadisi'nden hemen sonra ulaşılan 3000-3500 metre rakımlı bir vadide bulunan Yedigöller, Aladağlar zirvelerinin arasında kar ve buzul suları ile beslenir. Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla eriyen karlarla oluşan yüzlerce göl içinde yaz-kış kurumadan kalan Yedigöller, çevresi ile birlikte cennetten kopan bir mekanmışçasına hafızalardan silinmeyen eşsiz bir tablo gibidir. Kapuzbaşı Takım Şelaleri'nin de Yedigöller bölgesinde eriyen kar sularıyla beslendiği düşünülmektedir.  
      Doruklardaki cennet: Yedigöller  
      Yedigöller’in Yahyalı ilçesine mesafesi 80 kilometre civarındadır. Yedigöller'e Ulupınar Köyü üzerinden geçilen Hacer Ormanı'ndan sonra 6-7 saat süren bir yürüyüşle ulaşılır. Muhteşem doğasıyla tanınan Hacer Vadisi geçililir geçilmez, vadi sonundan itibaren başka bir doğa harikası ile karşılaşılır: Yedigöller. 

    3500-3756 metre rakımlı bir vadide bulunan ve "Yedigöller" adı ile bilinen bu mevkide irili ufaklı yedi adet hiç kurumayan göl mevcuttur. Yedigöller, adını suları hiç eksilmeyen bu yedi gölden alır.

    Aladağlar Milli Parkı'nın Hacer Ormanı ve Kapuzbaşı Takım Şelaleri ile birlikte en önemli bölümünü Aladağlar'ın en yüksek ve en geniş platosunu oluşturan Yedigöller teşkil eder.
     
      Doruklardaki cennet: Yedigöller  
      Göllerin jeolojik oluşumu

    Yedigöller Mevkii, ortalama 3100 – 3200 metre yüksekliğe sahip, içinde küçük göllerin bulunduğu genişçe bir kazanı andıran bölgedir. Yedigöller içinde en büyüğü olan Direk Gölü 3150 m rakıma sahiptir. Bu bölgeye IV. jeolojik zamanda buzullar yerleşmiş ve yerleştikleri alanı oymuşlardır. İklimdeki ısınmaya bağlı olarak buzullar ortadan kalktıktan sonra ise çevresi sarılı ve yüksek doruklarla çevrili genişçe bir oyuk ortaya çıkmıştır.

    Yedigöller Mevkii'nde önce buzullaşmanın, daha sonra da eriyebilen taşların etkisi sonucu küçük çukurlar meydana gelmiştir. İlkbahar sonu ve yaz başlarında gerek karların erimesi, gerekse yağmur yağışları ile burada çok sayıda göl oluşmaktadır. Temmuz ayı başlarında ise küçük göllerin sayısı 20'yi geçmektedir. Ancak kurak yaz mevsiminde bu göllerin büyük bir kısmı buharlaşarak kurumakta, yalnızca yeraltı suyu ile beslenen birkaç göl kalmaktadır.
     
       
      Bu göllerin tamamı kar ve buzul suları ile beslenmektedir. Yahyalı’nın güneyinde yer alan bu harika doğa parçası yaylacılık, buzul ve kaya tırmanışı, doğa yürüyüşü, yamaç paraşütü, kamping alanı ve turizm ekonomisi açısından da çok güçlü bir potansiyel değeri ifade etmektedir.

    Aladağlar'ın yükseltileri olan Kızılkaya (3725 m), Direktaş (3510 m), Engin Tepe (3723 m), Vayvay Tepe (3565 m), Akın Tepe (3610 m), Emler Tepe (3623 m), Tosun Tepe (3612 m) Yedigöller’i çepeçevre sarmaktadırlar. Meydana getirdikleri ihitşamlı ve bir o kadar korkutucu manzaraya karşın son derece yumuşak ve emniyetli bir doğa yürüyüşü imkanı vermektedirler.
     

     

     

     

    incele

  • Hacer Ormanları


    Hacer Ormanı, Aladağlar Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan, dik yamaçlardan oluşan bir vadiyi saran el değmemiş sık ağaçlarla kaplı ülkemizin en iyi post ormanıdır. Oldukça yoğun gözlenen yaban hayatı ve sunduğu görsel zenginlik ile macera tutkunları ve turistler için oldukça cezbedici bir tabiat harikasıdır. 

    Hacer Ormanları
     
    Hacer Vadisi
     
    Hacer Vadisi
     


    Türkiye'nin en iyi post ormanı

    Türkiye’nin en güzel peyzaj alanı olarak nitelendirilen Aladağlar Milli Parkı içinde Kapuzbaşı Şelaleleri'ne yakın bölge olarak turizm yönünden birbiriyle bağlantılı sayılabilecek kesimlerinden biri, dağın doğu kısmındaki Hacer Vadisi'dir. Vadide yer alan ve aynı isimle bilinen orman, Türkiye’nin en iyi post ormanı özelliği taşımaktadır. Hacer Vadisi, yukarı kesimlerinde geçmiş jeolojik dönemlerde buzulların yerleştiği bir "tekne vadi" özelliğindedir. 

    Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller’e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı’nı önemli kılan faktörlerdendir. Burası İç Anadolu Bölgesi'ne doğru sokulan sağlıklı bir orman alanıdır. 

    Hacer Ormanları
     
    Hacer Ormanları
     
    Hacer Ormanları Trekking
     


    Bölgedeki dağ yürüyüşlerinde (trekking) ana rota

    Aladağlar'da yapılan dağ yürüyüşlerinde (trekking) ana rota olarak kullanılan Hacer Vadisi'nin yaz mevsimindeki diğer konukları ise çevredeki köylerde yaşayanlardır. Yakın civarda yaşayan köylüler vadinin yukarı kesimlerini yaz sıcaklarında yayla olarak kullanmaktadırlar. 

    Kayseri’nin Yahyalı ilçesi Ulupınar köyünün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı’nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3000 metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşarlar. Hacer Ormanı’nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen Soğuk Pınar’dır. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı’nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır. 
    Doğa tutkunları için trekking, mağaracılık ve dağcılık gibi outdoor sporlarında ilgi çeken merkezlerden biri haline gelen Hacer Ormanı ve Hacer Vadisi, yeşilin binbir tonunun hakim olduğu eşsiz ormanları ve jeolojik yapısı ile Aladağlar'a bahşedilmiş yakut bir gerdanlık gibidir.
    Mağaralar
    Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı’nda hala keşfedilmeyi bekleyen veya bilinen birçok mağara bulunmaktadır. Bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından "doğal soğuk hava deposu" olarak kullanılan Toprak Taş Mağarası ve sarkıtlarıyla ilgi çeken Büyükdik Mağarası'dır. 
     
    Zamantı Vadisi;
    Zamantı Irmağı’nın taşındığı vadi olup, ilçe hudutları içerisindeki uzunluğu 50 km.’dir. Vadi içerisinde bulunan Yeşilköy köyü ile Büyükçakır arası ‘Rafting’ için bulunmaz bir alandır. 
    Bu alan AUTDOOR Spor, serüven ve hobi dergisinin 1997 yılı Ocak sayısında;  Bakir suda beş çılgın, kah durgun, kah çılgın sularıyla ‘Rafting’ için yepyeni bir imkan olan Zamantı  Irmağında; sanki ragting yapmıyoruz da, 20. Yüzyıl sonunda ‘SADABAD’da geziyoruz...’ diyerek Zamantı Vadisi’nin bu spor dalı için ne kadar elverişli olduğu vurgulanmış olmaktadır.

    Ayrıca Zamantı Irmağı üzerinde 4-5 ve 6. derece zorluğunda çok sayıda parkurun bulunduğu ifade edilmektedir. Yine Zamantı Vadisi içerisinde 10 km.’lik çok dik yamaçlarla çevrili bir alanda mevcut olup, bu alan ‘Doğa Yürüyüşü’ yapmak için çok uygundur. 
    Zamantı Vadisinde Nisan-Mayıs aylarında 150-250 m. mesafelerden düşen en az 10 adet şelale oluşur ve Zamantı Nehri’ne dökülür. Ancak zamanla bu şelalelerin suyu çekilir. 
    Zamantı Kanyonu; 

    aklaşık olarak 10 km. uzunluğunda, Zebil Şelalesini de içine alan bir bölgedir. Bir Alman televizyonu tarafından hazırlanan belgeselde bu kanyon için ‘Grand Kanyonu’nu görmek için Amerikalara gitmeye ne hacet’ deniliyor.

    Uzun yayladan  çıkan Zamantı Irmağı, Alma dağının batı eteklerinden korkunç girdapları hatırlatan bir vadiden geçer. İşte bu korkunç girdapları hatırlatan vadi ‘Zamantı Kanyonu’dur.

    incele

Konaklama Tesisi

Yürüyüş Parkurları

Yürüyüş Parkurları

Kayseri Yürüyüş Rotaları çalışmasının ana eksenini Aladağlar Milli Parkı’nın Yahyalı ilçesi sınırlarında bulunan bölümü, Yeşilhisar ilçesi Soğanlı Vadisi ve Erciyes Dağı çevresi oluşturmaktadır. Bu bölgelerdeki turizm hareketliliği ve tesislerin varlığı, rotaların ilk planda bu yörelere kaydırılmasının ana nedenidir. İl içerisinde faaliyet gösteren dağcılık ve yürüyüş kulüpleri ile seyahat acenteleri, hafta sonu etkinliklerini ve yürüyüş faaliyetlerini çok farklı bölgelerde yürütmektedirler. Kayseri’nin outdoor (özellikle yürüyüş) etkinlikleri ve kültür rotaları konusunda bir rehber kitap niteliği taşıyan elinizdeki yayın, bölgede zaten var olan turizm potansiyelini harekete geçirme hedefiyle yola çıkmıştır. O nedenle Kayseri’deki tüm yürüyüş rotalarını kapsamaktan çok, önemli turizm bölgeleri sayılan Aladağ Milli Parkı, Soğanlı Vadisi, Erciyes Dağı ve Kayseri il merkezine yakın bölümler değerlendirilmiştir. Kuşkusuz yerel farkındalığın artması ve turizm olgusunun gelişmesi, zamanla yürüyüş rotalarının da çeşitlenmesine vesile olacaktır. Kayseri yürüyüş rotalarının ilk bölümü Aladağlar Milli Parkı’nda (Yahyalı il- çesi) oluşturulmuştur. Kayseri, Niğde ve Adana’ya yayılan milli park, yerliyabancı doğaseverlerin özellikle tercih ettiği bir yürüyüş destinasyonudur. Çevrede 3700 metreyi aşan dört doruğun yanı sıra, 3500 metrenin üzerinde 50’den fazla zirvenin yer alması, Aladağların en önemli özelliklerindendir. Biz hemen herkesin deneyebileceği ‘Klasik Aladağlar Trans Geçişi’ rotasının yanı sıra, Yahyalı il- çesi köy ve yaylalarından Aladağlar’a uzanan yürüyüş parkurlarını belirledik. Profesyonel dağcılar, başta Kızılkaya (3766 m) ve Demirkazık (3756 m) olmak üzere farklı zirve tırmanışlarını deneyebilirler. Aladağlar ve Erciyes yürüyüş parkurları özellikle kış aylarında sadece profesyonel ve deneyimli doğaseverlere önerilir. Bu bölgelerde yüksek irtifadan dolayı yaz aylarında bile hava koşullarının değişken olabileceğini sakın unutmay Zorluk Derecesi (1) : Yürüyüş eğimi, çıkış ve yükselti çok azdır. Geniş patikalar. 2 saatlik bir etkinliği içerir. Yeni başlayanlar için uygundur. Zorluk Derecesi (2) : Yürüyüş eğimi azdır. Toplamda 300 metreyi geçmeyen çıkışları içerir. Farkı süresidir. 3,5 saati geçmez. Hafif yürüyüşe katılmış herkese önerilir. Zorluk Derecesi (3) : Yürüyüş eğimi artmaktadır. 500 metreyi geçmeyen çıkışlar söz konusudur. Daha dar patikalardan, bazen sık ormanlık alanlardan ve çarşak bölgelerden geçmek gerekebilir. Islak geçişler yoğunlaşmaktadır. Toplam yürüyüş 5 saat civarındadır. Yüksek kondisyonu ve yürüyüş deneyimi olan herkese uygundur. Zorluk Derecesi (4) : Yürüyüş eğimi fazlalaşmaya başlar. Çıkışlar 700 metreyi bulmaktadır. Patikalar iyice bozuktur, bazı yerlerde yoktur. Daha kayalık ve çarşak arazide yol alınmaktadır. Yürüyüşün süresi 6,5 saati bulur. Sportif ve kondisyonu iyi olan kişilere uygundur. Zorluk Derecesi (5) : Yürüyüş eğimi artık zorlu ve fazladır. Çıkışlar 1000 metreyi de geçmeye başlar. Sert yapılı, kayalık ve patikasız alanlardan gidilmektedir. Ormanlık alanlar oldukça zorludur. Islak geçişler de mevcuttur. Rehberin deneyimli olması gerekir. Yürüyüş süresi 8 saate ulaşır. Teknik çıkışlar içermemesine rağmen, bu zorluk derecesi yüksek yürüyüş, sportif, tecrübeli ve kondisyonu iyi ve deneyimli yürüyüşçüler için uygundur. Zorluk Derecesi (6) : Bol eğimli, çıkışları ve inişleri fazla olan, 1500 metreyi bulabilen, uzun süreli rota takibi gerektiren, zorlu arazi şartlarında ilerleyen yürüyüşlerdir. Kamp ve konaklama yapılabilir. 8 saat ve üzeri sürelerdedir. Deneyim, dikkat, kondisyon, bilgi ve disiplin gerektirir Kaynak: Kayseri Valiliği Kültür Yayınları